23 Kasım 2010 Salı
neden gittin?
güvensizlik bütün oldu benimle
insanlar yabancı kaldı ruhuma.
sensizlik hastalığım oldu
karanlık ilacım..
insanlar yabancı kaldı ruhuma.
sensizlik hastalığım oldu
karanlık ilacım..
kurşun kalem
aktı gitti yaşlar,
bir deniz oldu..
vurgun yedim o denizlerde
sensizlikten..
yaşamımdın, ölümüm oldun.
bir deniz oldu..
vurgun yedim o denizlerde
sensizlikten..
yaşamımdın, ölümüm oldun.
9 Kasım 2010 Salı
i am tired because of everything
huh.. i am really tired today. i want to sleep but it is too early. i must try to not sleep. i thought deeply today. so deeply. i realized what i want or not. my friendship is more important than him. actully i dont like him. he is just my friend. and i must forget E. he is still special for me. i dont kknow what i feel about him. i dont know anything :( but i could listen to bir anda yesterday. i think i am better. i have to be better. cheer up..
2 Kasım 2010 Salı
20 Ekim 2010 Çarşamba
saçmalamalar
evet biliyorum. birsürü boş vaktim varken yapacak işim yok. o yüzden bloga sardım. bir şeyler yapmalıyım, konuşmalıyım, düşünmeliyim, üretmeliyim. tamam, kabul. abarttım. üretme kısmını es geçebiliriz. bu gün daha iyi hissediyorum sanırım. evet kesinlikle daha iyiyim. canımın sıkılmasını saymazsak. aslında bayadır şiir yazmamışım ben. acaba tekrar ne zaman yazabileceğim? bilmiyorum artık kağıtlara yazmak bile gelmiyor içimdekiler. üşeniyorum. farklı bir şeyler bulamıyorum yazmak i,çin. sanki hep tekrar ediyormuş gibi geliyor. aslında deneme yazmak istiyorum. hatta assay yazmaya çalışmaya başlayabilirim. ya da bizim paragrafları yazabilirim. evet evet inglizce yazabilirm. hayatım ingilizce olsu zaten. böğk.
kabul ediyorum sıkıldım. saçmalama moduna geçtim. üstelik kasıma kadar çalışmamaya şartladım kendimi.
yeter.
kabul ediyorum sıkıldım. saçmalama moduna geçtim. üstelik kasıma kadar çalışmamaya şartladım kendimi.
yeter.
19 Ekim 2010 Salı
düşünüşler
merak ediyorum hayatımın ne hale geleceğini. daha farklı bakıyorum hayata artık. gerçeklerle yalanları daha az karıştırıyorum. kendimi kandırmamaya çalışıyorum. korkuyorum aslında yaşadığımın yalan olmasından, inanmaya çalışıyorum, eskisinden farklı şu an biliyorum ama iyi mi kötü mü emin olamıyorum. ne yapmam gerek bilemiyorum. bunun da ellerimden kayıp gitmesini istemiyorum. göklerde uçmaya devam etmek istiyorum. çok yüksek.. düşmek istemiyorum. herkes bana cesaret veriyor ama ben görebiliyorum, değişen bir şeyler var. belki de yalnız kalmaktır benim kaderim. o da giderse buna inanacağım artık. çünkü başka inanacağım bir şey kalmadı.
eğer giderse.. gitmesin istriyorum. güçsüz olmamalıyım. ben hep ayakta durandım, yıkılmayandım ve güçlü görünmeye alıştım ama yoruyor bazen bu zırhları üstünde taşımak. durmak istiyorum. olanca gücümle bağırmak istiyorum. içimden bir şeyler aksın gitsin istiyorum. aslında atlayıp gidesim var buralardan. dünyayı gezmek istiyorum. gerideki kimseyi düşünmemek istiyorum. hiçbir kimsenin sorumluluğunu taşımamak. hayallerle yaşamak daha yorucu oluyor aslında. olabilirliğini biliyorsun ama gerçekleştiremiyorsun. para yok cesaret yok hiçbir şey yok. ooof daral geliyor bazen.
bir de onunla açık açık da konuşamıyorum. sanki açık açık konuşsam daha da kötü olucak. ortada bir problem var hissediyorum ama o konuyu açmalı mıyım bilmiyorum. neden böyle olduğunu sorsam gerçekten öyle olacakmış gibi. bunaldım çok.
ne yapmalıyım ne yapmalıyım ne yapmalıyım da kendimi oyalamalıyım. hayır tek başına vakit geçirince de aklın hep bu konularda oluyor. oyalanamıyor insan. sinemaya falan mı gitsem acaba? ooy..
opal gibi oldum iyice. keyifliyken bu kıtırdatmalar, başın cidden sıkışınca oyylamalar. aslında o kadar reddettim ama içten içe opalim belki de ben. myra değilim. sahte mi benim parlaklığım. parlıyorum bliyorum, neşeliyim ama sönüyorum.güneş değilim belki de ben. bir kibrit ateşinden farksızım belki de.
eğer giderse.. gitmesin istriyorum. güçsüz olmamalıyım. ben hep ayakta durandım, yıkılmayandım ve güçlü görünmeye alıştım ama yoruyor bazen bu zırhları üstünde taşımak. durmak istiyorum. olanca gücümle bağırmak istiyorum. içimden bir şeyler aksın gitsin istiyorum. aslında atlayıp gidesim var buralardan. dünyayı gezmek istiyorum. gerideki kimseyi düşünmemek istiyorum. hiçbir kimsenin sorumluluğunu taşımamak. hayallerle yaşamak daha yorucu oluyor aslında. olabilirliğini biliyorsun ama gerçekleştiremiyorsun. para yok cesaret yok hiçbir şey yok. ooof daral geliyor bazen.
bir de onunla açık açık da konuşamıyorum. sanki açık açık konuşsam daha da kötü olucak. ortada bir problem var hissediyorum ama o konuyu açmalı mıyım bilmiyorum. neden böyle olduğunu sorsam gerçekten öyle olacakmış gibi. bunaldım çok.
ne yapmalıyım ne yapmalıyım ne yapmalıyım da kendimi oyalamalıyım. hayır tek başına vakit geçirince de aklın hep bu konularda oluyor. oyalanamıyor insan. sinemaya falan mı gitsem acaba? ooy..
opal gibi oldum iyice. keyifliyken bu kıtırdatmalar, başın cidden sıkışınca oyylamalar. aslında o kadar reddettim ama içten içe opalim belki de ben. myra değilim. sahte mi benim parlaklığım. parlıyorum bliyorum, neşeliyim ama sönüyorum.güneş değilim belki de ben. bir kibrit ateşinden farksızım belki de.
15 Temmuz 2010 Perşembe
biz.
yıldızlar altında baktık biz birbirimizn gözlerinin içine ilk defa.. karanlıkta yıldızların ışığında gördük o gözlerdeki parıltıyı. soğuk gecelerde o sıcacık bakışlar ısındık. 3 gece çaldık hayattan, sorumluluklardan. gündüzler karanlık ve soğukken geceler senin gözlerinde aydınlık ve sıcaktı. geceler gerçekleri örttü, hayatı unutturdu.. yıldızlar bize en aydınlık geceleri hediye etti.. dünya bizim için döndü, jupiter bizim için parladı. biz birbirimiz için nefes aldık o gözlerde. bende bir sen, sen de bir ben olduk. biz olduk,gerçek olduk, hayal olduk, aşk olduk..
14 Temmuz 2010 Çarşamba
bu kalp seni özlüyor.
bu kalp seni özlüyor be kaan. gittiğinden beri kalbimin yarısı boş. mutluluklar yarım, umutlar eksik.. ordasın ve duyuyorsun beni, biliyorum. geceler boyunca seninle konuşmak.. hep cevapsız sorular.. keşkeye özlem.. kalbimde bir yara, hiç kabuk bağlamayan, hiç iyileşmeyen.. kalbimden kopan giden ilk parçasın kaan. en büyüğüsün belki de bir şekilde. belki ilk sen gittiğin için.. çok zamansızda be kaan. her şeyin bir nedeni vardır, başka planları vardı allah babanın belki snein için..ama beklemek hep en zoru biliyormusun? ahh be kaan.. sana neden yaptın diye sormicam elbet vardır bir nedeni.. ama geride kalmak zor be kaan.. yarın üniversite sonuçları belli olucak ve biz yarın konuşmalıydık seninle, sevinmeliydik beraber ama sana söz verdim biliyorsun ikimiz için..
bu kalp seni özlüyor be kaan.. geride kalmak hep en zoru çünkü..
bu kalp seni özlüyor be kaan.. geride kalmak hep en zoru çünkü..
13 Temmuz 2010 Salı
sen
hatırlıyor musun o günü? ömrümün en güzel günlerinden biriydi benim. özgürlük aşktı orda. aşksa sen. deniz kenarında dans etmek. kimseyi umursamamak ama herkesten gizli yaşamak.. bensin sen. gerçeksin sen. aşksın sen. uykusuz gecelerde kurduğum hayalsin sen. en derin uykularda gördüğüm düşsün sen. içime çektiğim nefessin sen. beklentimsin sen. sebepsin sen. hayatsın sen. dünyasın sen!
1 Haziran 2010 Salı
içindeki müzik gibi
hayat ne sürprizler getiriyor insanın karşısına. hiç beklemediğin ama bir şekilde kendinden de gizli bir şekilde kalbimde yaşattığını veriyor sana. bir armağan gibi. sen çok çektin bundan sonra mutlu ol gibi, şaka gibi, gerçek gibi, onun gibi.. yüzündeki gülücük oluyor hayat bir anda. gelecek umutla dolu ve güneşli. rüzgarı koklamak gibi.. tazeliği hissetmek gibi.. bembeyaz bulutlar gibi.. o beyaz kumlu sahil gibi, sahilin masmavi denizi gibi.. yazlık elbise gibi.. bir yaz gülüşü gibi.. içindeki müzik gibi..
19 Mayıs 2010 Çarşamba
en güzeli..
gizli bir şeylere sahip olmaz hep güzel galiba. açıkta yaşananlar her zaman kirlenmeye mahkum. beklemek en güzeli belki de hiçbir zaman umudun bitmez çünkü. inanmak lazım söylenenlere gizli de olsa çünkü onlar söylenmiştir ima edilmemiştir. beklenilceğine inanmak en güzeli belki de. sonu olmasa bile. ayrılık kesin olsa bile..
belki de saçmalamak en güzelidir, şimdiki gibi..
belki de saçmalamak en güzelidir, şimdiki gibi..
2 Mayıs 2010 Pazar
eksik
bir şeyler yazmalıyım. kelimelerde boğulmak istiyorum yoksa kendi içimde tükenip gideceğim. sıkıntım boğuyor beni. nefes al. nefes ver. rüzgarlarda savrulmak istiyorum. fırtınalarda ıslanmak. kuş olup uçmak. balık olup yüzmek. sadece gitmek. kaçmak. arkaya bakmamak... kıskançlık kavuruyor ruhumu. ümitsizlik çevreliyor kalbimi. sıkıyor, sıkıyor. gözlerimi kapatmak. saniyeleri saymak. hayallere dalmak. güzelleri yaşamak..
23 Şubat 2010 Salı
gariplik
bu gün havada bir şeyler var. bir ağırlık gibi ya da hafiflik. değişiklik damarlarımda kanımda nefesimde geziyor. yer arıyor kendine. tutanamıyor bana bir nefeste tekrar karışıyor havaya. yer bulamaz bedenimde. bir durgunluk var zihnimde. hayat ağır çekimde ilerliyor. bir su damlası düşüyor yere an be an gözlerimin önünde. yağmur mu bu? bir tane daha. bir tane.. bir.. hızlanıyor yavaşça. hızlanıyor. bardaktan boşanıyor. bense hala duruyorum. nefes alıyorum sadece. duruyorum. çevrem değişiyor. hayatlar dönüyor. bense bekliyorum galiba. neyi ama? uykusuz muyum? uykuya ihtiyacım var mı ki? geceler yaşam değil midir? düşünüşler çok yoğun. sorgulayışlar sert. dedim zaten bir şeyler var bu akşam havada.
17 Şubat 2010 Çarşamba
cem adrian
Yürüdüm yürüdüm çok yollardan geçtim ama inan çok büyüdüm.. Düşündüm düşündüm sebebini bulamadım neden
üzüldüm? Şimdi,aç kapını lütfen,çünkü ben geldim Çok üşüdüm, çok soğuk yerden geldim Bana biraz gülümser misin? Kimseye sormadım,yolu kendim buldum geldim Simsiyahların içinden sana karbeyaz geldim Beni biraz sever misin? ben geldim Üstüm biraz tozlu, yolda çok düştüm geldim Ellerim çizik üzgünüm, dikenliklerden geldim Kalbim paramparça ama sana topladım geldim Bir bilsen neler yazdım, hepsini yaktım geldim Annemi bıraktım sana, kimsesiz geldim Çocukluğumun söküklerini dikebilir misin? İzin ver de oturayım lütfen, bacaklarımı çok yordum geldim Kusura bakma üstüm ıslak, büyük yağmurlardan geldim Anlatsam herşeyi, dinler misin? Yanıma para almadım, beş kuruşsuz geldim Yolda biraz acıktım ama sana,dayandım geldim Hiç yokken hep olmak nedir,bilir misin? Kendime devdimdevdimdevrildim geldim Kardım,buzdum eridim,erittim geldim Aşkı sırtıma aldım,taşıdım,evladım dedim Açtım,soldum,sarardım geldim Yandım, söndüm, kül oldum geldim Ellerinle ellerime su dökebilir misin? Yüzüme vurdu rüzgar yağmuru,daha çok dedim Yağmur carptı kendini bana, "bu yetmez" dedim Kırılmış kanatlarıma birkez dokunabilir misin? Taştım,dağdım,kum oldum geldim Camdım,kayaydım, tuz buz oldum geldim. Beni tanrıya tekrar inandırabilir misin? Bin kere öldüysem, bin kere dirildim geldim Canımdan can,kan verdim ama adını yaşattım geldim Yedi kat yerin dibinden beni duyabilir misin? Kimse inanmadı sana, ben taptım geldim Dönecek yerim kalmadı, herşeyi mahvettim geldim Şimdi beni biraz sevebilir misin? Ben geldim
üzüldüm? Şimdi,aç kapını lütfen,çünkü ben geldim Çok üşüdüm, çok soğuk yerden geldim Bana biraz gülümser misin? Kimseye sormadım,yolu kendim buldum geldim Simsiyahların içinden sana karbeyaz geldim Beni biraz sever misin? ben geldim Üstüm biraz tozlu, yolda çok düştüm geldim Ellerim çizik üzgünüm, dikenliklerden geldim Kalbim paramparça ama sana topladım geldim Bir bilsen neler yazdım, hepsini yaktım geldim Annemi bıraktım sana, kimsesiz geldim Çocukluğumun söküklerini dikebilir misin? İzin ver de oturayım lütfen, bacaklarımı çok yordum geldim Kusura bakma üstüm ıslak, büyük yağmurlardan geldim Anlatsam herşeyi, dinler misin? Yanıma para almadım, beş kuruşsuz geldim Yolda biraz acıktım ama sana,dayandım geldim Hiç yokken hep olmak nedir,bilir misin? Kendime devdimdevdimdevrildim geldim Kardım,buzdum eridim,erittim geldim Aşkı sırtıma aldım,taşıdım,evladım dedim Açtım,soldum,sarardım geldim Yandım, söndüm, kül oldum geldim Ellerinle ellerime su dökebilir misin? Yüzüme vurdu rüzgar yağmuru,daha çok dedim Yağmur carptı kendini bana, "bu yetmez" dedim Kırılmış kanatlarıma birkez dokunabilir misin? Taştım,dağdım,kum oldum geldim Camdım,kayaydım, tuz buz oldum geldim. Beni tanrıya tekrar inandırabilir misin? Bin kere öldüysem, bin kere dirildim geldim Canımdan can,kan verdim ama adını yaşattım geldim Yedi kat yerin dibinden beni duyabilir misin? Kimse inanmadı sana, ben taptım geldim Dönecek yerim kalmadı, herşeyi mahvettim geldim Şimdi beni biraz sevebilir misin? Ben geldim
15 Şubat 2010 Pazartesi
bir şeyler yazmak geliyor içimden ama ne yazacağımı bilemiyorum. biraz mutlu biraz üzgün. biraz dolu biraz boş...
Ben kuşlardan da küçüktüm, bir gece vaktiydi
Aşk tutttu elimden benim
Geçtim düşler sokağından, bir gece vaktiydi
Ceplerimde hacıyatmazlar
Yağmur yağsa, uykum kaçsa
Bir kuş konsa badi parmağıma
Ağlardım bir başıma
Sevdadandır, sevdadandır
Sevdadandır dedi annem, aldırma
Aldırma, gel yanıma
Kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
Düş sattım aldanmışlara
Aklım kaçıverdi elimden bir gece vaktiydi
Sevdiğim başka sevenim başka.
çok güzel bir şarkı bu. notaları alıp götürüyor beni...
Ben kuşlardan da küçüktüm, bir gece vaktiydi
Aşk tutttu elimden benim
Geçtim düşler sokağından, bir gece vaktiydi
Ceplerimde hacıyatmazlar
Yağmur yağsa, uykum kaçsa
Bir kuş konsa badi parmağıma
Ağlardım bir başıma
Sevdadandır, sevdadandır
Sevdadandır dedi annem, aldırma
Aldırma, gel yanıma
Kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
Düş sattım aldanmışlara
Aklım kaçıverdi elimden bir gece vaktiydi
Sevdiğim başka sevenim başka.
çok güzel bir şarkı bu. notaları alıp götürüyor beni...
5 Şubat 2010 Cuma
kesişen yollar
arayış içindeydim. hep boşa çıkan çabalar ve kalp kırıkları arasında yürüyordum hayatta. sonra sen geldin. yoluma çıktın bir köşe başından. ufak bir tesadüftü bizi bir araya getiren. hayatta tesadüfe inanır mısın? bir mesaj ve bir tesadüf daha. sonra bir gülümseyiş. bir sarılış ve bir öpücük. masum. küçük. sonsuzluğumuzun mührü. boş umutlar peşindeydim. kendimi anlamaktan uzaktım. aramaktan yorgun.. pes edişimde birleşti yollar. anladım ki aramamak lazımmış. basit bir gülümseme yetermiş kırıkları birleştirmeye, yaraları sarmaya.. hani sen bana baktın ya o balkondan ve el salladın.. bir büyü gibi havlandı kırıklar bir bütün oldu. tekrar atmaya başladı kalbim. büyü gibi. seninki gibi güçlü. parçalardan ibarettim o yolda karşılaşana kadar. hüzünün esiriydim. sen gülümsemeyi öğretene kadar.. yağmur olmak istedim o an. olanca yağmak. herkes arınsın istedim benim gibi hüzünden. sonra sen doğardın güneş gibi. bana doğduğun gibi. ve güzel gülümsemen.. hoşgeldin hayatıma=)
23 Ocak 2010 Cumartesi
uygun bir başlık yok.
nasıl yaptın nasıl kaldın bilmiyorum ama bir şekilde başardın kalbimi mesken tutmayı. geldiler geçtiler ama sen ordaydın bir şekilde barındın orda hep. hiç ummadığım bir anda anılarımda can buldun. gülümsemende kaldı bir bakışım. nasıl başardın ahh bir bilsem! belki birkaç gün sonra çıkıp gidersin kalbimden belki seneler sonra. kim bilir? sen mi ben mi? aşk mı bu içimdeki? sanmam. değişik bir şeysin sen ordaki. sırsın benim için. nesin sen? neden böylesin? birlikte olur muyuz? hım? yoksa ayrı yollarda yürüyen silik anılar mı olursun beynimde? cevap? yok mu? sen zaten hep sustun...
16 Ocak 2010 Cumartesi
istanbul.
bu gün istanbul 2010 kültür başkenti oluyor. orda olmayı çok isterdim. ne görkemli olacak. birçok üniversiteli final haftasında çalışmayı bırakıp konserlere kutlamalara gidecek. kadıköyde mor ve ötesi varmış. ahh ne güzel olurdu. yanımda sevgilim ve arkadaşlarım bu soğukta konsere gitsek sabaha kadar kutlamalara katılsak. bazıları şanslı doğuyor. bazılarıysa daha şanslı. başka baharlara artık..
8 Ocak 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)